“VATANSIZLARA İYİ BAKIP VATANIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM”

DÜZCE

Devletin zirvesine çok ama çok yakın olduğu imajı veren iktidar mensuplarının konu ‘Düzce’nin sorunları’ olunca bu memlekete ne kadar fayda sağladıklarını ‘Yorumlu-yorum’ programında sorgulamaya açan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, milletvekilliğinde ‘3. dönemi’nde olan Ayşe Keşir’in sosyal mecrayı etkili kullanmada ustalaşsa da sorun çözmede ‘yerinde top sektirdiğini’ yıllardır çözüm bekleyen sorunlara parmak basarak analiz etti. Düzce’nin havasından suyuna, yolundan sanayisine giderilmeyi bekleyen birçok sıkıntısı olduğunu vurgulayan Ünsal, Erdoğan’a bir adım kadar yakın olduğunu her platformda gösteren Keşir’in, siyasi iklimde, kendisi, ailesi ve yakınları için gelecek kaygısının olmadığına dikkat çekerek, “Emeklilik var, çoluk çocuk güzel hizmetlerde, eş dost hepsi bu siyasi iklimdeki yerini aldı. Artık bize hizmet edilsin. Düzceli olarak sonuç bekliyoruz.” dedi.

Düzce’nin yıllardır süregelen sorunlarını tek tek sıralayan Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, “Seçilenlerin göz boyamak yerine Düzce’ye gerçekten hizmet ettiği günleri görmek istiyoruz.” dedi.

Ünsal’ı bu yorumları yapmaya iten ise, Düzceli iki dedenin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldiği unutulmaz buluşmayı, bazı siyasilerin kendi lehine propaganda aracı olarak kullanması oldu.

Düzce’nin sözünü sakınmayan deneyimli gazetecisi ve aynı zamanda Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, bir kez daha memleket menfaati için dobra dobra konuştu.

“SAYIN KEŞİR TORUNLARINIZA ANLATACAĞINIZ BİR DÜZCE HİKAYESİ OLSUN”

Öncü TV ve 100.2 Radyo Öncü frekansından geniş kitlelere ulaşan Yorumlu-yorum programında AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in 3. döneminde olduğu anımsatan Ünsal, şöyle konuştu:

Üçüncü dönem, yani yaklaşık 12–13 yıl ve bunun içinde kadın kolları genel başkanlığı da var. Bizim daha kuzeybatı çevre yolumuz olmamış. Sabahları trafiğin en keşmekeş olduğu hali yaşıyoruz. Kirli havamız düzelmemiş. Kışın zehir soluyoruz. Yazın suyun içinde, imkânların içinde imkânsızlığı yaşayarak susuzluk yaşıyoruz ve İstanbul’a su veriyoruz ama Düzceli’ye su veremiyoruz. Niye? Altyapılar eksik. Ya bir kadın kolları genel başkanı demek, politbüroda oturan yedi kişiden biri, altı kişiden biri demek. Tam rakamı şaşırmayalım ama şimdi Cumhurbaşkanı çok değer veriyor kadınlara. Kadın kolları genel başkanı da çok değerli. Ben soruyorum Ayşe Hanım; Düzce’de sağlığa, hayata dair birtakım doktorlar, görevlendirmeler yapılıyor. Peki, şöyle torunlarınızı dizinize aldığınız zaman, “Evladım ben Düzce’nin 20 yıllık, 30 yıllık sıkıntısı olan, 50 yıl sıkıntısı olmayacak su işini çözdüm. Bir su barajı yaptım.” dediğiniz bir eseriniz var mı? “Kuzeybatı çevre yolu Düzce trafiğini rahatlatacak. Bunun için bir şey yaptım.” dediğiniz var mı? Sakarya’dan buraya treni getirseydiniz ya. Buradan binseydik trene… Ekonomik ve içtimai olarak bize çok büyük katkı sağlayacak o hızlı trenin Düzce’den geçmesi noktasında bir gayret, bir sonuç var mı? Allah rızası için ne var?”

“O SAMİMİYET SİZİN HAYATINIZA DOKUNDUĞU GİBİ DÜZCE’YE DE DOKUNSUN”

Cumhurbaşkanı’na yakınlığınızın bize ne faydası var Ayşe Hanım? Bize bir faydası olsun, Düzce’ye faydası olsun.” diyen Ünsal, sözlerine şöyle devam etti:

“Düzce’nin Gölyaka’sı var. Tarımsal Organize Sanayi Bölgesi’ni biz niye kurmuyoruz? İstanbul orada, Ankara burada. Sıcak su burada. Alan da çok güzel, ova. Burada sıcak sulu sera sistemi yani serini geçirecek bir organize sanayi bölgesi, memleketin kaderini değiştirecek, millî gelirini artıracak, huzurunu katlayacak. Böyle sonuçlar gelmediği sürece, Ayşe Hanım, Sayın Cumhurbaşkanımızdan samimiyetiniz size hizmet ediyor; Düzce’ye hizmet etmiyor. Sayın Cumhurbaşkanım buradan bunu duysunlar. Beni duyma ihtimali çok zor, çok zayıf. Yani bizim Öncü’nün Sayın Cumhurbaşkanı’na ulaşması mümkün değil, ihtimal yok. Ve işin sonunda o samimiyet bizim hayatımıza dokunsun. Sizin hayatınıza dokunduğu kadar dokundu. Emeklilik var, çoluk çocuk güzel hizmetlerde, eş dost hepsi bu siyasi iklimdeki yerini aldı. Artık bize hizmet etsin. Sonuç bekliyoruz Düzceli olarak.”

“VATANDAŞ OLARAK UYANIK OLMAK DURUMUNDAYIZ”

İran ve Venezuela’da yaşananların ülke ve millet olarak Türk toplumuna daha dikkatli olunması gerektiği mesajını verdiğinin altını çizen Ünsal, son olarak şunları kaydetti:

“Vatandaş olarak biz uyanık olmak durumundayız. Bizim inancımız da onu diyor. “Bir yerden bir bilgi geldiği zaman dikkat edin, iyi inceleyin.” diyor. Netice itibariyle Türkiye’yi çok zorlu bir süreç bekliyor. İçeriye yerleştirenler, içeride yerleşenler ve dışarıdan takip edenlerle beraber bu ülkede bir operasyon yapmak isteyecekler. Bu belli. Ancak ferasetimizle, samimiyetimizle, aklımızla, mantığımızla her türlü konuyu; size garip gelen, komşunuzda, mahallenizde oturan, köyünüze gelen, garip olan her şeyi bugünden itibaren devletin güvenlik görevlilerine ihbar edin. Çünkü bizim görmediğimizi, bilmediğimizi, fark edemediğimizi ama bize garip geleni devlet bilir, görür ve gereğini yapar. Bu, bu memleketin vatanına, bu memleketin değerlerine yapabileceğimiz en büyük sadakattir, en büyük samimiyettir. Vatansızlara iyi bakın. Suriyeliler’e, Endonezyalılar’a, bu memlekette vatanını terk edip de ekmek kazanmak için gelenlere iyi bakın. Bu vatanın kıymetini bilelim. Bu vatanın kıymetini bilmek için de akıllı olmak lazım. Garip gelen, enteresan gelen her şeyi jandarmaya, polise, devlete söylemek lazım.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.