İYİ PARTİ’DEKİ TAZMİNANT KRİZİ: “SOY ADINIZ GİBİ BOŞVERMEYECEKSİNİZ DEMET HANIM”

DÜZCE

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın gündeme getirmesinin ardından Akçakoca’daki 6 okula akıllı tahta gönderildi. Ünsal ise, bu konu ile ilgili Akçakoca Milli Eğitim Müdürü’nü şov yapmakla suçladı. Ünsal, “Yani o tahtalar, o hazırlıklar altı aydan beri yapılmadı da bu haber konusu gündeme geldikten sonra tahtalar geldiyse, orada kimse üzerine bir şey almasın. İlçe millî eğitim müdürü de bir iş yaptığını zannetmesin. Şov yapmanıza gerek yok. Herkes ne yaptığını biliyor” diye konuştu. İYİ Parti Düzce İl Teşkilatındaki tazminat krizine de değinen Ünsal, “Hani soyadınız gibi Boşver değil, boşvermeyeceksiniz Demet Hanım” ifadelerini kullandı.

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Düzce’de konuşulmayan konuları kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programında açık yüreklilikle gündeme getirmeye devam ediyor. Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşarak, ilgi ile takip edilen programın son bölümünde Ünsal, yine gündeme damgasını vurdu.

“ERCAN ÖZTÜRK VEKİLİ TEBRİK EDİYORUZ”

Geçtiğimiz programda, Akçakoca’da 6 okulda akıllı tahta bulunmamasını gündeme taşımasının ardından AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’ün girişimleriyle sorunun ortadan kaldırıldığını belirten Ünsal, “Şimdi Akçakoca’da Beyören İlköğretim Okulu’yla başlayan akıllı tahta sorunu var. Düzce’de bu oran yüksek olduğu için Düzce gerilere düşmüş akıllı tahta tahsisi konusunda. Biz bu konuyla ilgili bir gündem yaptığımızda, Sayın Valimizin, Sayın Vekillerimizin, vekilimizin daha doğrusu Ercan Öztürk’ün temaslarından sonra o altı okulda da tahta işi çözüme kavuştu. Ercan Vekil’e buradan teşekkür ediyoruz hassasiyeti için. Ancak bir şey daha söylemiştik. Onunla ilgili bir adım atmadı veya aklına mı gelmedi? Düzce’nin Karadeniz’e açılan tek penceresi var, o da Akçakoca. Otoban çıkışlarında beş tane merkezin, ilçenin, ilin isimlerini yasal olarak yapabiliyorsunuz ama Akçakoca yok. Akçakoca’nın otoban çıkışlarında ve tabelalarda olması memleketimize katkı sağlar.  Hani Beyören’den bahsettik. Okul müdürü gayretli bir şekilde çalışmaları takip etmiş. İlçe millî eğitim müdürünün gayretini zaten söylemeye gerek yok, dört dörtlük bir okul olmuş. Su basmasıyla beraber, her türlü teşkilatıyla beraber. Siyasetin veya bürokrasinin çözdüğü olaya Akçakoca’nın ilçe milli eğitim müdürü çıkıyor tahtaya şov yapıyor. Birisi de yazmış “kim dedi tahta yok diye?” Hani Demirel’in bir sözü var: “11 Eylül akşamı durmayan kan, 12 Eylül sabahı nasıl durdu?” diye. Yani o tahtalar, o hazırlıklar altı aydan beri yapılmadı da bu haber konusu gündeme geldikten sonra tahtalar geldiyse, orada kimse üzerine bir şey almasın. İlçe millî eğitim müdürü de bir iş yaptığını zannetmesin. Herkes zaten ektiğini biçiyor. 5-6 tane okulda tahta yoksa, bunun da Akçakocalı milletvekili, Akçakocalı siyasetçiler veya devletin riyaset makamı bilmiyorsa, ben burada bir şey demiyorum. Akçakoca’da eğitimin kalitesine, eğitimin geldiği yere bu müdürle beraber baktığınızda zaten her şey ortaya çıkacak. Şov yapmanıza gerek yok. Herkes ne yaptığını biliyor” şeklinde konuştu.

DEMET BOŞVEREMEMİŞ BORÇ VERMİŞ TAHSİL ETMİŞ

İYİ Parti’de yaşanan tazminat krizi ile ilgilide İl Başkanı Demet Boşver’in kendisine yaptığı açıklamayı “Hani soyadınız gibi Boşver değil, boşvermeyeceksiniz Demet Hanım” diyerek kamuoyuna duyuran Ünsal, programdaki konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Geçtiğimiz günlerde Demet Hanım’la bir araya geldik. İYİ Parti merkez ilçe başkanı da vardı. Dedi ki, “Belki bana borcu varsa” dedi. Yani Demet Hanım’ın söylediğine göre, o kişinin borcu varmış. Fakat borcu varsa da karşılıklı mutabakat da olur. İnsanın kıdem tazminatı veya haklarını alırken, aynı anda parasını banka hesabınıza attırdığınız zaman insanlar bunu anlar. Artı, bizim arkadaşlar Demet Hanım’ı arayıp “İYİ Parti’de böyle böyle bir durum var, ne diyorsunuz, bir açıklamanız var mı?” diye sordu. Biz bu habercilik anlayışını Düzce’ye yerleştirmeye çalışıyoruz. Kendisi de “Mahkemede görüşürüz” diyor. Yani bir açıklama yapmıyor. Bize de diyor ki, “Alacağım vardı, belki de borcu vardı.” İşte siyasette, siz toplumun önünde, toplumun yön veriyorsanız, seçme ve seçilme gibi kutsal bir pozisyondaki insanların kaderini belirliyorsanız, burada çok düzgün ve dürüst olmanız lazım. Hani soyadınız gibi Boşver değil, boşvermeyeceksiniz Demet Hanım.”

MAZLUMUN AHINI MI PARASINI MI ALIYORSUNUZ?

Düzce’de bir motosiklet bayisinin yüzde 95 engelli ve okuma - yazma bilmeyen bir bireye aldığı 3 tekerlekli bisiklete karşılık, 200 bin TL’lik senet imzalatıldığını kaydeden Ünsal, “Yüzde 95 engelli insan, Allah gönderiyor bunu bir motor firmasına. Eski BP petrolün oralarda bir yerde. Buraya gidiyor, motor almak istiyor. Okuma yazması da yok. Buna 200 bin liralık senet imzalatıyorlar bu kişinin kardeşine, motoru veriyorlar, ama motoru verdikten sonra, bir fatura, bir belge falan vermiyorlar. Bunlar da bunu şikâyet ediyorlar. Şikayetten sonra bakıyorlar pabuç pahalı, Bolu’da yaptıkları ortaya çıkacak, ondan sonra iade ediyorlar. Biz konuyu görüşürken, kendilerine sorduktan sonra hızlı bir şekilde motor iade oluyor, senetler alınıyor, söylediklerine göre. Fakat 10 bin lira da para alıyorlar. “10 bin liraya vermezsen senedini vermeyiz.” Niye? “Masrafımız var.” Sen okuma yazma bilmeyen, yüzde 95 engelli bir mazlumun parasını, senedini alıyorsun. O sevinmek istiyor, mutlu olmak istiyor. Netice itibariyle “10 bin lira da masrafım var” diye senedi geri verirken para alıyorsun.  Bu haberi önümüzdeki günlerde arkadaşlarımız araştıracak. Maalesef bu memlekette mazlumların sesini duyurmak gibi, medyanın da bir görevi var. Bunun takipçisi olacağız önümüzdeki haftadan itibaren, bakalım o 10 bin lirayı, Bolu’yu elleyip, kollayıp buraya gelen ve burada ticaret yapan kişi o parayı verecek mi?” açıklamalarında bulundu.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.